TFF
ANA SAYFA
TFF
MİLLİ TAKIMLAR
LİGLER
KUPALAR
FGD
BİLGİ BANKASI
 
 
Vedat İnceefe: "Biz zoru severiz" 2.07.2018
Vedat İnceefe: "Biz zoru severiz"
Geri
İleri

Finlandiya'daki Avrupa Şampiyonası finallerinde mücadele edecek U19 Millî Takımımızın Teknik Direktörüyle takımın durumunu, rakipleri ve turnuva stratejilerini konuştuk. Fransa, İngiltere ve Ukrayna'nın yer aldığı zor bir grupta olduğumuzu söyleyen genç teknik adam, "Biz kolayı sevmeyen bir ülkeyiz. Kolay olduğunda bir yolunu buluruz diye düşünüyoruz ama beklediğimize ulaşamıyoruz. Zor olduğunda ise kendimizi daha çok motive ediyoruz" diye konuştu.

Röportaj: Ege Ersöz /TamSaha

Yarı finalistlerle şampiyonun yanı sıra grup üçüncülerinin oynayacağı play-off eşleşmesinin galibiyle birlikte toplam 5 takımın U20 Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanacağı U19 Avrupa Şampiyonası takımımıza ne katacak?

Bu turnuva takımımıza elbette tecrübe katacak. Eleme turlarından ilk iki takımın Elit Tur'a kaldığı, buradan ise tek takımın finallere kalma hakkını elde ettiği bir turnuvaya gidiyoruz. İki defa averajla, iki defa ise son maçta kaybederek Avrupa Şampiyonası finallerine katılamamıştık. Bunların hepsinde bizim yerimize giden ülkeler 95 grubuyla Sırbistan, 97 grubuyla İtalya Avrupa Şampiyonası'nda final oynama başarısı gösterdi. Ancak bu sefer bu şampiyonaya katılma hakkını elde ettik. Grubumuzda İngiltere, Fransa ve Ukrayna gibi zorlu ekipler var. Biz bu gruptan çıkarak, turnuvayı ilk beşte tamamlayıp seneye U20 Dünya Kupası'na gitmek istiyoruz.

Eleme turunda Kazakistan, Galler ve Slovakya ile aynı gruptaydık. Kazakistan ve Galler'i mağlup edip son maçta Slovakya'ya şanssız bir biçimde kaybetmemize rağmen grubu ikinci sırada tamamlayarak Elit Tura kalmayı başardık. Bu aşamada takımımız neleri doğru yaparak sonuç elde etti?

Elemelere Kazakistan maçıyla başlamıştık, ardından Galler'le oynadık ve bu iki maçta sahadan galip ayrılmayı başardık. Doğru yaptığımız şeyler de vardı, yanlış yaptığımız şeyler de… Her maçta eksiklerimizi kapayarak, kendimizi geliştirerek ilerledik ancak Slovakya ile oynadığımız maçın gidişatında sorunlar yaşadık ve stoperimiz kırmızı kart gördü. Maçın büyük bir bölümünü bir kişi eksik oynamak zorunda kaldık. 11'e 10 oynarken öne geçmemize rağmen skoru koruyamadık ve şanssız bir şekilde kaybettik. Sahaya karakterini yansıttığında, mücadele ettiğinde sıkıntı yaşamayan bir takımız. İlk eleme turunda da oyuncularımız, rakiplerimize kıyasla birbirlerinin eksiklerini çok iyi bir şekilde kapattı. Bir de oyun içinde sıkıştığımızda, üretkenliğimizin tıkandığı noktalarda inisiyatif alan ve takımı yönlendiren oyuncularımız var, onlar da günlerindeydi ve bu sayede eleme turunu geçmeyi başararak Elit Tur'a kaldık.

Elit Tur, tek takımın Avrupa finallerine katılmaya hak kazandığı bir turdu. Eleme turunu da namağlup bitiren iki takım olan Avusturya ve ev sahibi Danimarka ile aynı grupta yer aldık. Grupta yer alan bir diğer takım olan Bosna-Hersek, bu iki takımın performansını göz önünde bulundurduğumuzda her ne kadar ikinci plana düşse de 2-1 kazandığımız son maçta bize zor zamanlar yaşattı diyebiliriz. Takımımızın Elit Tur'da yer aldığı bu zorlu grupta gösterdiği performans hakkında düşünceleriniz neler?

Uzaktan baktığınızda Danimarka, Avusturya dengimiz, Bosna-Hersek ise grubun zayıf halkası diye düşünebilirsiniz. Ama orada böyle bir şey yok. Hepsi iyi kimyaya sahip takımlar. Başarılı olmamız için bizim bu tip turnuvalarda yer almamız, bu turnuvaları görmemiz lâzım. Oyuncular kariyerlerinin ileri safhasında Avrupa Şampiyonalarında, Dünya Kupalarında, Şampiyonlar Ligi'nde, Avrupa Ligi'nde gruplardan çıkabilmek ve başarı elde edebilmek, tecrübe edinmek adına bu turnuvaların havasını teneffüs etmeli. Ben bunu tüm oyuncularıma anlatıyorum. Elit Tur'da da tüm oyuncularımız gerekli özveriyi sahaya yansıtmayı başardı. Birlik ve beraberliğimizden ödün vermememiz, takım halinde her şeyi daha iyi yapmamızı sağladı. Danimarka'da oynadığımız Elit Tur'da elde ettiğimiz bu başarının temelinin buna dayandığını düşünüyorum. O sırada A Millî Takım kadrosunda yer alan Abdülkadir Ömür, takım arkadaşlarına olan desteğini asla esirgemedi ve hep iletişim halinde kaldı, onları uzaktan da olsa motive etti. Eğer sakatlık gibi bir talihsizlik olmazsa Abdülkadir'i de Avrupa Şampiyonası finalleri kadromuza dâhil ettik. Sezon başı kampını kendi takımıyla geçirecek, daha sonra aramıza katılacak. 

Elit Tur'daki performansımızdan yola çıkarak, takım olarak artılarımız ve eksilerimiz neler? Avrupa Şampiyonası finallerine hazırlık sürecinde hangi yönlerimizi geliştirmemiz gerekiyor?

Topun arkasında oynamayı çok sevmeyen, daha çok topa hâkim olup oyunu kurmak isteyen bir ekibiz. Ama defansif anlamda bazı problemlerimiz var. Oyuncularımız kimi zaman geçildiğinde, arkadaşının rakibi engelleyeceğini ve gol yemeyeceklerini düşünerek mücadeleyi erken bırakabiliyor. Bu yüzden onları rakibin sizi geçtikten sonra her zaman gol yeme ihtimalimizin olduğu ve önlemini ona göre almaları gerektiğine inandırabilirsek, o gayreti her şartta göstermelerini sağlayabilirsek, bu turnuvada defansif anlamda daha az sorun yaşayacağımıza inanıyorum. Hem İngiltere hem Fransa topla oynamayı seven ekipler. Bizim topu daha çabuk öne taşımamız gerek. Çok süratli kanat oyuncularımız yok, bunun da bilincinde olduğumuzdan ona göre bir oyun düzenimiz var. Set hücumu oynuyoruz, topa daha çok ikinci ve üçüncü bölgede sahip olan, çok pas yapıp rakibin dengesini bozarak pozisyona giren bir oyun tarzımız var. Oyuncularımızın özelliklerinden ötürü ofansif anlamda tek eksiğimiz hızlı hücumları fazla yapamamamız. Ama dediğim gibi bizim buna göre bir stratejimiz var.

Kadroyu oluşturup, şekillendirirken dikkat ettiğiniz noktalar, belirlediğiniz kıstaslar neler? Takımımız nasıl bir karaktere sahip?

Mevkilere ve ihtiyacınıza göre değişen bir şey. Orta saha arıyorsam hem savunma hem hücum özelliklerine bakıyorum. Savunma özelliği ağır basıyor ve beklentilerime karşılık veriyorsa yanına hücum özellikleri ağır basan oyuncu seçiyorum. Daha önce belirttiğim gibi, kanatlarda çok süratli ve hızlı oyuncularımız olmasa da kuvvetli ve dayanıklılığı yüksek olan oyuncuları seçiyorum. Takımı ön tarafa çıkarabilen ve geriye gömülmeyen stoperler ilk tercihim. Santrforun bizi üçüncü bölgede tutma özelliklerine sahip olması lâzım. Oyun tarzımıza ve yeteneklerine göre oyuncularımızı seçiyoruz. Oyun tarzımızın da oturduğunu düşünüyorum. 98 grubuyla Portekiz'le oynadığımız ve 1-0'dan geri gelerek 2-1 kazandığımız maçı buna örnek gösterebilirim. O dönem şu an A Millî Takım'a seçilen Berkay Özcan vardı, iki gol atmıştı o karşılaşmada. O zamanki oyun tarzımız da aynıydı, kanatlarda süratli oyuncumuz olmasa da set hücumu oynayan, rakibi ikinci ve üçüncü bölgede karşılayıp kazandığımız toplarla etkili olan bir oyun tarzıydı. O zaman oynadığımız Elit Tur'da bir sonraki ve son maçta karşımızda Hırvatistan vardı. Rakip 10 kişi kalmıştı, maç boyunca çok baskılı bir oyun sergiledik ama direkten dönen toplar, kaçan goller ve şanssızlığımız sebebiyle o gruptan çıkarak Avrupa Şampiyonası finallerine gidememiştik. O gruptan çıkan Portekiz ise final oynamıştı.

Elit Tur'da Muhayer Oktay, üç maçta attığı dört golle başarılı bir performans gösterdi. Benzer şekilde Güven Yalçın'ın da skor üretimindeki performansı dikkat çekti. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor ve Bursaspor gibi Süper Lig'in büyük kulüplerinden oyunculara da sahibiz. Sizce dünya futbolunun yakından takip edeceği oyuncularımız hangileri?

Bu tip turnuvaların bilinen oyuncuları vardır, bir de bilinmeyen ve keşfedilen oyuncuları… Bizim Muhayer Oktay, Güven Yalçın, Metehan Güçlü, İlker Karakaş gibi etkili ve bilinen oyuncularımız var. Abdülkadir Ömür takım kaptanımız. Alpay Çelebi ve Gökay Güney A takımda kendilerine yer bulan oyuncular. Mert Yılmaz, Bayern Münih ile yeni anlaştı. Fenerbahçe'den Oğuz Kağan Güçtekin var. Oynadıkları takım şanssız bir biçimde küme düşse de İlker ile Rahmetullah, Gençlerbirliği takımında süre bulan oyunculardı. Avrupa Şampiyonası finallerinin ve Dünya Kupası'nın en önemli özelliklerinden biri, dünyanın dört bir yanından scoutların oyuncuları izlemeye gelmesi ve oyuncu arayışı içinde olmasıdır. Oyuncularımız sahaya çıktıklarında kendi karakterleriyle baş başa kalıyorlar, biz gerekli destek ve müdahaleleri yapıyoruz ama sahada kendilerini gösterecek olan onlar. Bir oyuncu eğer kendini iyi motive etti, iyi bir şekilde hazırlandıysa başarıya ulaşabilir ve kariyerinin gidişatına kısa sürede olumlu biçimde yön verebilir.

Kadronuzdaki oyuncuların kulüplerinde yeterli süre bulduğunu düşünüyor musunuz? Yurt dışındaki oyuncularınız ile yurt içindeki oyuncularınızın kulüplerinde aldıkları sürelerde dramatik farklar var mı? Bu durum oyuncu gelişimini nasıl etkiliyor?

Başımıza bir şey geldiğinde çoğu zaman bunun sebebini karşı tarafta arayabiliyoruz. Oyuncular da süre bulamadığında bunun sebebi olarak teknik direktörlerini gösterebiliyor. Ancak teknik direktörler seni hazır olduğunu düşündüklerinde oynatacaktır zaten. Genç oyuncuların yapması gereken, oynamak istediğini, hevesli olduğunu kanıtlamak. Bana göre üç teknik direktör profili var. Biri çoğunlukla yaşı büyük ve tecrübeli oyuncuları tercih edenler; ikincisi önceliği genç oyuncular olmayan ama çaba gösterdiğinde gençlere şans verenler; üçüncüsü ise önceliği çoğu zaman genç oyuncular olan teknik direktörler. Yurt dışında Türk Millî Takımı'nı seçen oyuncularımız bazen çeşitli sebeplerden ikinci plana düşebiliyor. Şu an Muhammet Enes Kibrit'in bir vatandaşlık problemi var, Güven Yalçın da buna benzer sorunlar yaşadı. Ama genel olarak genç oyuncuya bakış açısı yurt içinde de yurt dışında da benzerlikler gösteriyor.

Fransa, İngiltere ve Ukrayna'nın bulunduğu çok zor bir grupta yer alıyoruz. Sizce gruptaki yarış nasıl geçecek?  Beş yıl aradan sonra katıldığımız Avrupa Şampiyonası finallerinde öncelikli hedeflerimiz neler?

Grubumuz zor ama biz kolayı sevmeyen bir ülkeyiz. Kolay olduğunda bir yolunu buluruz diye düşünüyoruz ama beklediğimize ulaşamıyoruz. Zor olduğunda ise kendimizi daha çok motive ediyoruz. Bulunduğumuz gruptan çıkan takımlar final oynama şansına en çok sahip olan takımlar diye düşünüyorum. Çıkan iki takım çapraz eşleşmeden finalde bile birbirleriyle karşılaşabilir. Bu yüzden Fransa ve İngiltere ile oynayacağımız ilk iki maçtan iyi sonuçlar elde edebilirsek, yakaladığımız ivmeyle son maçta Ukrayna karşısında grup aşamasını iyi bir şekilde tamamlayacağımıza inanıyorum. Öncelikli hedefimiz bu gruptan çıkmak, ardından Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanmak. Öngörüm ise bu grubu ikinci bitireceğimiz yönünde.

Rakiplerimiz hakkında neler söylemek istersiniz?
 
Fransa'nın güçlü yönleri saymakla bitmez. Agresif ve dinamik bir orta sahaya sahipler, kanat oyuncuları bize kıyasla çok daha süratli. Özellikle de santrfor pozisyonunda çok etkili birkaç oyuncuları var. İngiltere de benzer şekilde çok çabuk ve hızlı santrforlara sahip. Ne olursa olsun iyi mücadele edeceğimizi düşünüyorum. Topa hükmetmemiz gerektiğini düşünüyorum. Böylece oyuna hükmeder ve sonucu elde edersiniz. Çalışmalarımızı ve idmanlarımızı da bu yönde gerçekleştiriyoruz. Eleme gruplarında ve Elit Tur'da üç günlük kısa kamp dönemleri geçirmiştik, bu sefer daha uzun bir kamp sürecimiz olacak, bu şekilde eksiklerimizi tamamlayacağız.

Rakiplerimizde dikkatinizi çeken, gözünüze çarpan oyuncular var mı?

Kendi grubumuzda, Fransa'da oynayan Thody Elie Youan, Myziane Maolida ve Moussa Diaby çok etkili oyuncular. İngiltere'nin forvetlerinden Jadon Sancho da aynı şekilde. Diğer grupta ise Norveç'te oynayan Erling Braut Håland çok iyi bir oyuncu.

Bu turnuvada oyuncularınızdan ne gibi beklentileriniz var?

Bu tip turnuvalarda ilk maçtan kötü bir sonuç da alabilirsiniz. İlk maçta aldığınız iyi bir sonuç ikinci maçta sizi farklı bir şekilde etkileyebilir. Bu yüzden bana göre maç bittikten sonra her şey biter, yeni bir maç başlar. Toparlanma süresi azdır, haftalık değil günlüktür. Oyuncular, turnuva boyunca ilk gün olduğu gibi motive ve hazır olmalıdır. Bu süre zarfında iş bize, yani teknik heyete de düşüyor. Takımın motivasyonunun düşmemesini, her maça aynı konsantrasyonla çıkmasını sağlamalıyız.

Turnuvada favori olarak tanımlayabileceğiniz takım veya takımlar var mı?

Ben bu turnuvada Fransa'yı favori olarak görüyorum. Elit Tur'da İspanya'yı kendi seyircileri önünde 4-2 mağlup eden bir takım Fransa. Çok atletik bir takım. Tabiî ki sahaya çıktığınızda ne olacağını bilemezsiniz. Bizim oyuncularımızın daha çok istemesi ve arzusu Fransa ile oynayacağımız maçta belirleyici olacaktır. Norveç'in ise Almanya'nın bulunduğu gruptan gelmesi, Almanya'yı farklı yenmesi, onları öngörülemez bir takım haline getiriyor ve İtalya ile Portekiz'in olduğu grupta sürpriz yapabilirler.

Bu turnuva genç oyuncularımızın futboluna, fiziksel ve zihinsel gelişimine nasıl bir yön verecek? 

Her sene yaş arttığı için farklı oyuncu gruplarıyla çalışıyoruz. Onların ileride karşılarına çıkacak her türlü zorluklara karşı iyi hazırlanmalarını sağlayan bir organizasyon. Aynı zamanda kendilerini görebilecekleri ve derecelendirebilecekleri bir turnuva. Ama 8 takımla değil de 16 takımla olsa daha iyi olacağını düşünüyorum. U17'de olduğu gibi Elit Tur'dan bir değil iki takımın çıkmasının, buradaki grup sayısının artmasının ve turnuvanın bir hafta daha uzamasının oyuncular için daha faydalı olacağını düşünüyorum. Takım sayısı arttırılıp iki senede bir düzenlenen bir turnuva haline de getirilebilir.

Geri
İleri
Site İçi Arama
Detaylı Arama
 
 
 

İletişim | Site Haritası | Kopya Hakları | Kullanım Şartları | Sponsorlar
Tüm hakları Türkiye Futbol Federasyonu'na aittir.