TFF
ANA SAYFA
TFF
MİLLİ TAKIMLAR
LİGLER
KUPALAR
FGD
BİLGİ BANKASI
 
 
Juan Santisteban; Altyapının bilgesi 02.06.2008
Juan Santisteban; Altyapının bilgesi

Juan Santisteban, Real Madrid'in efsane kadrosunda yer alan oyunculardan biri olmasına rağmen, antrenörlük kariyerinde genç oyuncularla çalışmayı tercih etti. Tam 20 yıldır İspanya Genç Milli Takımlarının başında ve bu süreçte 7 defa Avrupa Şampiyonluğu kazandı. Ama asıl önemlisi, "önce insan, sonra oyuncu" nesiller yetiştirdi. Antalya'daki son U17 Avrupa Şampiyonası'ndan da zaferle ayrılan bu büyük usta, genç oyuncu yetiştirmenin sırlarını TamSaha'ya anlattı. Tabii Real Madrid günlerinin unutulmaz anılarını da…

Röportaj: Cem Zamur

İlk önce şunu sormak istiyorum; 20 seneden beri bu takımın başındasınız ve takımınız 7 kez Avrupa Şampiyonu oldu. İstikrar başarıyı getiren en önemli etken mi sizin için?

Yirmi senedir çalışmak tabii ki çok önemli bir etken. 5 kez Meridian Cup, 1 kez U19, 4 kez U16, 2 kez de U17 Avrupa Şampiyonası'nı kazanmak bir başarı olarak addedilebilir. Bu işte uzun süreden beri çalışmaktan dolayı kendimi çok şanslı olarak görüyorum. Uzun yıllar genç takımın başında bulunmanın başarıda gerçekten de büyük bir önemi var.

Peki, bugüne kadar niye kulüp takımlarında çalışmayı tercih etmediniz, bu sizin için bir idealizm mi?

Daha önce Real Madrid'de çalıştım. 17 yaşında Real Madrid'in içine girdim, 35 sene bu kulübün içindeydim. Oynadıktan sonra da A takımda ikinci antrenörlük yaptım, B takımda çalıştım. Real Madrid'de çeşitli yaş gruplarında ve kademelerde görev aldım. Ama niye başka takımlarda çalışmadığımı merak ediyorsanız, ben milli takımlarda gençlerle çalışmaktan dolayı çok memnunum. Diğer kulüplerin teklifleri bana hiçbir zaman çok cazip gelmedi. Böyle bir beklentim de olmadı açıkçası. Çünkü dediğim gibi, gençlerle çalışmaktan dolayı tarifsiz bir mutluluk ve huzur duyuyorum.

Önce iyi insan olmak önemli

Peki, sizin için bu yaş gruplarında şampiyonluk mu daha değerli yoksa genç oyunculara verdiğiniz eğitim mi?

Benim için birinci sırada ne kadar iyi futbolcu oldukları gelmiyor. Belki ileride futbolcu da olamayacaklar. Öncelikli unsur, bu gençlerin iyi bir insan olmalarıdır. İyi niyetli, iyi eğitimli olmaları, arkadan gelecek nesillerin ve tüm halkın onlara örnek bir insan olarak bakmasıdır. Benim için ilk sırada her zaman bunlar gelir. Eğer bir oyuncu yanlış bir hareket yaparsa, bir daha benim olduğum milli takıma giremez.

Maç içinde kenardan "Haydi, hızlı, oyunu açın" diyerek uyardığınızı görüyoruz.  Bu uyarıların genç oyuncular ve İspanyol oyun sistemi üstündeki etkisi nedir?

Oyuncular bazen saha içerisinde olmasına rağmen, zihinsel olarak orada değildir. Bazen de oyun stresinden etrafını göremez. Bu uyarılarla oyuna tam konsantre olmalarını ve kendini sadece işlerine vermelerini sağlıyoruz.

İspanya genç kategorilerde çok başarılı sonuçlar alıyor. Sistemi nasıl kurdunuz? Bir şeyleri yıkıp yeni baştan mı inşa ettiniz? Yoksa var olanın üzerine bir takım akılcı eklemeler mi yaptınız?

Başarımızın en önemli faktörü, inanılmaz iyi bir ekip kurmamızdı. Tüm antrenörlerimizle her zaman Barcelona, Real Madrid ve diğer kulüplerin antrenörleriyle birebir iletişim içerisindeyiz. Ve tabii ki çok emek veriyoruz. Bir gün içerisinde gidip altı maç seyrettiğimizi bile hatırlıyorum. Örneğin Barcelona ve Madrid şehirleri arasındaki mesafe bile bizi etkileyemedi. Gidip çıplak gözle izlemek bizim için hep çok önemli oldu. Yardımcım Gines tüm antrenörlerle birebir ilişkide. O yüzden inanılmaz bir ekibimiz var diyorum. Bu şekilde hiçbir taviz vermeden sistematik olarak çalışmaya devam ediyoruz.

U17 Avrupa Şampiyonası'nda özellikle beğendiğiniz oyuncular oldu mu? Bu arada organizasyonu nasıl buldunuz?

İlk önce organizasyon hakkında birkaç şey söyleyeyim. Kaldığımız otel gerçekten muhteşem. Bir gençler turnuvası için gerçekten inanılmaz bir otel. Organizasyonu ise tanımlayacak kelime bulmakta gerçekten güçlük çekiyorum. Her ihtiyacınız olduğunda yanınızda biten, her sorununuzu -ki bunlar sorun olarak bile tanımlanamayacak şeylerdi- aynı dakikada çözen ve umuyorum ki ileride de bitmeyecek dostluklara imza attığımız müthiş bir ekip vardı. Tüm bu ekiple tanıştığım için ayrıca büyük bir memnuniyet duyuyorum. Özellikle bir oyuncu ismi ise vermek istemiyorum. İzleyebildiğim tüm ekipler çok iyiydi. Ama yardımcılarımın izleyip benim izleyemediğim ekipler de oldu. O yüzden bir takım ismi vermektense, aldığım bilgilere göre tüm ekiplerin çok kaliteli oyunculardan kurulu olduğunu söyleyebilirim.

Ben efsane değilim

Siz bir Real Madrid efsanesisiniz, o günlerden bahseder misiniz biraz?

Ben bir efsane olduğumu düşünmüyorum. Dokuz yıl top oynadım, dört kez Avrupa Şampiyonluğu yaşadım ama benim için Real Madrid'in o kadrosunun içerisinde yer almak bir şanstı. Orada benim dışımda çok iyi oyuncular ve antrenörlerimiz vardı. Tanrı'ya şükrediyorum ki Real Madrid gibi bir takımda bunca sene futbol oynadım, çalıştım ve buralara kadar geldim.

Sizin için hangisi daha büyük bir oyuncuydu; Di Stefano mu, Kopa mı?

İlk önce şunu söylemeliyim ki ikisiyle de aynı anda oynadığım için çok şanslıyım. Çok çok iyi oyunculara sahip bir kadromuz vardı. Kopa tartışmasız çok büyük bir futbolcuydu. Didi ve Puşkaş keza öyle. Ama benim için dünyada gelmiş geçmiş bir tek oyuncu vardır "Don" Alfredo Di Stefano. İnanılmaz bir yetenek, sahanın her noktasını hâkimiyetine alan bir oyun anlayışı ve görüşüyle sahanın her zaman en önemli adamıydı.

Didi, Real Madrid'de pek de başarılı olamadı. Bu görüşe katılıyor musunuz?

Didi bir kere gerçekten pür yetenek bir oyuncuydu. Ama o dönemde Hector Real diye onun pozisyonunda oynayan bir oyuncu daha vardı Real Madrid'de. Sağ açık oynuyordu. O da çok formdaydı ve antrenörümüz genelde onu tercih ediyordu. Bazen böyle olur. Ne kadar yetenekli olursanız olun, aşı tutmaz. Didi, İspanya'ya pek alışamadı. Bu da tamamen bir şanssızlıktı diye düşünüyorum.

Peki, o takım en önemli ikinci oyuncusu kimdi? Puşkaş mı, Kopa mı veya başka birisi mi?

Kopa da Didi de Puşkaş da çok iyi oyunculardı. Ama demin dediğim gibi, "Don" Di Stefano bir antrenörün takımında görmek isteyeceği ilk oyuncuydu. Bir bütün olarak inanılmaz bir oyuncuydu. Sahanın her yerinde oynaması zaten bunun bir göstergesidir. Savunma da forvette de orta sahada da bu kadar üst düzey bir mücadelede oynamış kaç oyuncu var ki dünyada? Ben cevap vereyim, bir. Ama illa ikinci bir isim isterseniz, benim görüşüm Kopa'dır.

İyi bir oyuncu olmanıza rağmen milli formayı az giymişsiniz, bunun sebebi neydi?

Evet, bu doğru bir tespit, milli formayı çok fazla giyemedim. Dünya Kupası eleme gruplarında oynamıştım. Benim oynadığım dönemde milli formayı giymek çok zordu. Sonuçta bir ülkeyi temsil ediyorsunuz. Tüm İspanya bu formayı giymeyi istiyor. Fakat yine de çok şanslıymışım ki, bu onuru yaşayabildim. Bu da benim için çok büyük bir şerefti.

Eğitimciler eksiksiz eğitilmeli

Gençlere ve onları geleceğe hazırlayan antrenörlerine ne gibi önerilerde bulunabilirsiniz?

Antrenörlere ilk önce şunu söylemek isterim; ilk önce eğitimlerini eksiksiz tamamlasınlar ki gençleri yetiştirebilsinler. Ne biliyorlarsa, ne öğrendilerse gençlere aktarsınlar. Antrenörlük zor bir iş. Bunun için çok emek harcamak gerekiyor, hem kişinin kendisi hem de yetiştirdiği gençler anlamında.

Futbolculuktan gelmenin antrenörlük için artı bir etkisi olduğunu düşünüyor musunuz?

Futbolcu olmayıp antrenörlük yapan çok insan tanıyorum. Hem de bu işin hakkını futbolculuktan gelme birçok insandan daha iyi veren. Yani işin özü çalışmakta yatıyor. Oyuncular için ise en önemli şey disiplin. Örneğin saat dokuzda kahvaltı dediğimizde, dokuza beş kala tüm oyuncular orada hazır olmalı. Hiç kimse 5 veya 10 dakika geç gelemez. Disiplini olmayan veya bazı oyunculara müsamaha gösteren bir takım başarıyı yakalayamaz.

Son olarak, elde ettiğiniz bu şampiyonluk için ne diyeceksiniz?

Oyuncularımla gurur duyuyorum ama sadece futbollarıyla değil, kişilikleriyle de. Rakibi küçümsemeden, onlara saygı duyarak, seremonide bile onları alkışlayarak bu saygıyı gösterdikleri için. Bu öğretilmiş, planlanmış bir şey değildi. Bu da bana doğru işler yaptığımızı, doğru insanlar yetiştirdiğimizi gösterdi. Bu başarıda en önemli pay ise tamamen teknik ekibimindi. İspanyol Futbol Federasyonu'nun bize sağlamış olduğu imkânlarla inanılmaz işler yaptılar. Benim için ise bu turnuvanın birçok unutulmaz hatırası var. Öncelikle bugüne kadar oynadığımız hiçbir final maçında bu kadar iyi bir performans izlememiştim. Oyuncularımız söylenenleri yapmakla kalmadı, kendileri de bu söylenenlerin üzerine ekledi. Beni maç sonunda havaya fırlatmaları ise hayatımda yaşadığım en duygusal anlardan biriydi. Son olarak da organizasyona dair birkaç şey daha söylemem gerekli. Burada tahayyül edilemez bir sevecenlikle, her an, her zaman yanımızda olan -ki sadece bize değil, tüm takımlara karşı böyleydi- bu organizasyonda emeği bulunan herkese şükranlarımı sunuyorum. Umarım biz de ileride İspanya'da yolumuz kesiştiğinde, onları en az onlar kadar ağırlayabiliriz. Burada yaşadıklarımı ömrüm boyunca unutmam mümkün değil. Her şey için çok çok teşekkür ederim.

Site İçi Arama
Detaylı Arama
 
 
 

İletişim | Site Haritası | Kopya Hakları | Kullanım Şartları | Sponsorlar
Tüm hakları Türkiye Futbol Federasyonu'na aittir.