

İlhan Cavcav, tutkunu olduğu futboldan
daha fazla ayrı kalamadı ve ailesinin
mahallesi olan Hacettepe’nin başkanı oldu.
Ancak Hacettepe’nin o dönemki düşüşü
durmayınca görevinden istifa etti.
Bu başarısızlık Cavcav’ın içindeki futbol
aşkını öldürmedi, tam tersi daha da
güçlendirdi.
1977 yılında Gençlerbirliği Başkanı Yahya
Demirel, başarılı bir işadamı olan İlhan
Cavcav’ı yönetimine aldı. Kırmızı-siyahlı
renklere gönül verenler; o gün yeni bir tarih
sayfasının açılacağını şüphesiz ki tahmin
edemezdi…
İlhan Cavcav, 1978 yılında başkanlık koltu-
ğuna oturdu. Ancak dönemin yöneticile-
riyle anlaşmazlığa düşen başarılı işadamı,
görevini bırakmak zorunda kaldı.
1981 yılında anlaşmazlıklar çözüldü ve İlhan
Cavcav, yeniden başkan seçildi… Fakat o
zamanlar; Gençlerbirliği 3. Lig’den düşmek
üzereydi… Takımı için çare arayan başkan,
formülü buldu ve 2. ile 3. Liglerin birleştiril-
mesini sağladı. Böylece Gençlerbirliği 2.
Lig’e geri döndü. O dönem iyi bir takım
kuran İlhan Cavcav, bir sezon sonra takı-
mını 1. Lig’e taşıdı. 1988’den beri Gençlerbir-
liği; Türkiye Birinci Ligi’nde süreklilik
açısından en başarılı 5. takım oldu. Bu süre
zarfında iki kez Türkiye Kupası’nı kazanan
kırmızı-siyahlılar; modern tesisleriyle
adından söz ettiren bir futbolcu fabrikası
olma unvanını da eline geçirdi.
Buraya kadar olan bölüm, İlhan Cavcav’ın
yaptıklarını anlatmaya yetmez tabiî ki…
Bundan sonrasına bakalım…
İlhan Cavcav, çok ucuza bulduğu oyuncuları
parlattı, yıldız haline getirdi ve astronomik
rakamlarla satarak dünya futboluna
kazandırdı; bu sayede de ülkedeki herkesi
kendisine hayran bıraktı.
Yeni yıldızlar keşfetmek için her fırsatta
amatör maçları bile seyreden İlhan Cavcav,
Türk futbol tarihinin en sansasyonel
transferlerini de gerçekleştirdi.
Gençlerbirliği’nde yetişen Tarık Daşgün’ün
transfer hikâyesi, en profesyonel Holly-
wood filmlerine taş çıkartan cinstendi…
O dönembüyük fırtınalar kopartan Tarık
için Fenerbahçe ile Galatasaray arasında
910’lu yıllarda Priştine’de yaşamkoşulları
son derece zorlaşınca birçokları gibi Cav-
cav ailesi de Türkiye’ye göç etti ve İstan-
bul ile Adana’da bir süre kaldıktan sonra
Ankara’ya yerleşti. Türk futbol tarihine
damga vuracak hikâye de böylece başla-
mış oldu.
4 Ekim 1935 tarihinde HaşimBey ile ikinci
eşi Kayseri eşrafından Lütfiye Hanım’ın ilk
çocukları İlhan dünyaya geldi… Bu yazıyı
buraya kadar okuyanlar; sanırımküçük
bir detayın farkına varmışlardır…
İlhan Cavcav’ın bir tarafı da Kayserilidir…
Bunun ne demek olduğu da hafızalar şöyle
bir yoklanınca yüzümüzde beliren küçük
bir tebessümle ortaya çıkmaktadır…
Ülkemiz o yıllarda yeni yeni kalkınmak-
taydı ve o dönem aklı eren neredeyse her-
kes bir şekilde çalışmak zorundaydı. Ülke
şartları gereği İlhan Cavcav da ailesinin
fırın ve değirmen şirketinde işlerin art-
ması sonucu ortaokul eğitiminden sonra
14 yaşında önce veznede, ardından şirket
muhasebesinde çalışmaya başladı.
Rahmetli Cavcav’ın başarılı işadamlığının
genetik kodlamalarının da belki burada,
yani temelde gördüğü eğitim sayesinde ol-
duğunu varsayabiliriz…
Türk futbol tarihine adını yazdıran İlhan
Cavcav’ın ailesinde de Tayyar Cavcav ve
Cevat Muratal gibi birçok profesyonel
futbolcu bulunuyor. Kökenlerinden gelen
yetenek sayesinde 16 yaşındaki genç
İlhan, Maskespor kadrosuna katıldı ve
stoper oynamaya başladı. 19 yaşına geldi-
ğinde PTT forması giyerken kendisine
profesyonel sözleşme teklif edildi; ancak
fabrikadaki işleri yüzünden bunu kabul
etmedi ve amatör olarak oynayabileceği
Bahçeli Gençlik Spor’a gitti. Bahçeli’deki
ilkmaçını PTT’ye karşı oynayacak olan
Cavcav, eski takımı PTT karşısında
duygusal davranabileceği gerekçesiyle
oynatılmadığı için futbolu bıraktı.
Tabiî ki bu bir veda değildi…
Futbola nokta koyduğu 1950’li yıllardan
sonra bir süre daha aile şirketinde çalışan
İlhan Cavcav, 1960’ta tek başına ticaret
hayatına atıldı. 1967’de Konya asfaltı üs-
tündeki Ankara Un Sanayi’nin bulunduğu
arsayı satın alarak halen faal olarak çalı-
şan un fabrikasını kurdu. Bu sayede An-
kara’nın büyük sanayicileri arasına girdi.
Takvimler 1975 yılını gösterdiği zaman
İlhan Cavcav
RasimArtagan
1
106
107
Türk futbolu, duayen başkan İlhan Cavcav’ı Ocak ayında kaybetti. 1978’deki ilk
başkanlık denemesinin ardından 1981 yılında başına geçtiği Gençlerbirliği’ni
son nefesine kadar 35 yıl yöneten Cavcav, takımını Süper Lig’e taşımakla
kalmadı, enmodern tesislere ve mükemmel bir altyapıya kavuşturdu.
Yetiştirdiği veya ucuza transfere ettiği oyuncuları büyükmeblağlar
karşılığında satarak kulübüne müthiş bir gelir sağlamayı başaran
İlhan Cavcav, kasasında her daimparası bulunan borçsuz başkan olarak
Türk futboluna örnek teşkil etti.
Son nefesine kadar çalıştı
futbol tarihine damga vurdu