

ben bu çocuklara asla futbolcu
diye bakmıyorum. Bu çocuklar
henüz futbolcu adayı. Aileleriyle
de konuştum; hepsinden ricam,
‘Lütfen çocuklarınıza futbolcu gibi
davranmayın. Bunlar henüz fut-
bolcu adayı. Gidecekleri daha çok
yol, öğrenecekleri daha çok şey
var’ dedim. Çocuklara da aynı şeyi
söylüyorum. İşin en güzel tarafı,
bu grupla iletişimkurmak çok
kolay. Mesela yemeklerden bu
takım asla erken kalkmaz. Ben
oturduğummüddetçe onlar da
oturur aralarında sohbet ederler.
Ya da biz onlara bir şey sorarız,
onlar bize bir şey sorar, birlikte
sohbet ederiz. İnanılmaz bir takım
ruhuna sahipler. Ama küçüklük-
lerinden beri böyleler. Çoğunun
aynı yerden gelmesi hep artı
faktörler. Hembir arada oynama
alışkanlıkları hemde çok güzel bir
arkadaşlıkları var.”
Ya o turda unutamadığı bir
hatırası var mı hocanın:
“Ben oyuncularımın gol sevinçle-
rini benimle değil arkadaşları ile
paylaşmalarını tercih ederim.
Ukrayna maçında golü atınca
hepsi bana doğru gelmeye baş-
ladı. Sonra bir anda durdular ve
birbirlerine sarıldılar. Biz zaten
saha dışında çocuklarımızla
o sevinçleri paylaşıyoruz. Ben o
sevincin, coşkunun saha içinde
kalmasını, oyuncuların o enerjiyi
kendi arasında yaşamasını istiyo-
rum. Bu oyun onların oyunu,
bizimdeğil. Bizler onların yol
göstericisi ve eğitmenleriyiz…”
Almanya ile
karşılaşmak isterim
U17 Millî Takımımız Elit Tur’da
Finlandiya ve Ermenistan galibi-
yetleriyle finalleri garantiledikten
sonra gruptaki en ciddi rakibi Al-
manya’yla oynadığı birincilikma-
çını kaybetti. Ancak omaçta iki
oyuncumuz kırmızı kart görmüş
ve takımımız oyunu 9 kişiyle ta-
mamlamıştı. Mehmet Hacıoğlu o
maçın hikâyesini anlatırken
Almanya ile finallerde bir kez
daha karşılaşma arzusunu da
dile getiriyor:
“Elit Tur’a gelmeden önce, ülkeler
bu organizasyona aday olabiliyor.
Biz takımımıza güvendik ve Elit
Tur organizasyonunu Türkiye’de
yapmak istedik. Fatih Hocamızla
da bu konuyu konuştuğumuzda
‘Bu tip organizasyonlar bizim için
önemli, alın tabiî’ dedi. Talip olduk
ve aldık. Elit Tur’da iki maçta Fin-
landiya ve Ermenistan’ı yenip işi
bitirdikten sonra bizim için önemli
olan Almanya maçıydı. Omaçta
şöyle bir handikap yaşadık… Son
maçta görecekleri bir sarı kartla
Avrupa Şampiyonası finallerinde
oynamama riski bulunan üç
oyuncumuz vardı. Bunu düşüne-
rek üç oyuncumuzu oynatmadık.
Almanya maçı önemli olsa da
önce oyuncularımızı korumayı
hedefledik. Ama iki oyuncumu-
zun kırmızı kart görmesiyle 9 kişi
kalarak kaybettik Almanya ma-
çını. Finallerde Almanya ile karşı-
laşmayı çok isterim. Gerçek
gücümüzle sahaya çıktığımız
zaman Almanya karşısında ne
yapabileceğimizi görmeyi ger-
çekten çok isterim. O yüzden fi-
nallerdeki grubumuzda karşımıza
çıkan rakiplere de çok sevindim.”
Gerçek kapasitemiz
ortaya çıkacak
Finallerdeki rakiplerimiz ev sahibi
Hırvatistan, 8 kereyle en fazla
şampiyonluğa sahip İspanya ve
bir futbol marka olan İtalya. Böyle
bir eşleşmeye sevinmek bize
ilginç geliyor. Mehmet Hoca bu
zorlu eşleşmeye neden sevindi-
ğini şu gerekçelerle dillendiriyor:
“Elit Tur’dan buraya geçtiğimiz
zaman iyi takımlarla oynama
isteğimizden hiç vazgeçmedim.
Hazırlıkmaçlarında bile iyi takım-
larla oynamayı tercih ederim.
Bizim takımımızın gerçek kapasi-
tesi burada ortaya çıkacak. Bu ço-
cuklar gerçekten gelişme fırsatını
burada yakalayacak. Elbette ki
hedefimiz burada ilk beşin içine
girip Dünya Şampiyonası’na git-
mek. Ama beni asıl ilgilendiren,
burada kaç oyuncumuzun gelişim
gösterip AMillî Takım’a kadar
çıkacak olması.”
oyuncu adayını bir araya geti-
rip tarama yapıyor. Bu örnek-
ler çoğalır ve biz 141 bini 500
bine çıkardığımız zaman ne
Almanya durur karşımızda
ne Hollanda ne de bir başkası.
Bizim çocuklarımız kesinlikle
onlardan yetenekli çünkü.
Ama sistembizim işletemedi-
ğimiz bir şey. Var olan ama
işletemediğimiz bir şey.
Sistembir fikrin plan halinde
uygulamaya sokulmuş halidir.
Biz fikri üretiyor, sistemhaline
getiriyor ama uygulayamıyo-
ruz.”
Teknik kapasitesi
yüksek bir takım
Bu defa U17 Millî Takımımızın
Eleme Turu ve Elit Tur’da neler
yaşadığını bizzat hocasının
ağzından dinlemek ve takımın
karakteristik özelliklerini
öğrenmek istiyoruz:
“Eleme Turu için Ukrayna’ya
gittik. Ukrayna’nın yanında
diğer rakiplerimiz Norveç ve
Litvanya’ydı. Bu takımorada
gol yemeden lider oldu ve Elit
Tur’a çıktı. Orada yaşadığımız
en ilginç şey şuydu. Gittiği-
mizde bizi hiç kaale almayan
Ukrayna ve Norveç, maçlar
oynanırken çok öfkelendi ve
oyuncularımızı sertlikle dur-
durmaya başladı. Çünkü
beklemedikleri kadar teknik
kapasitesi yüksek, oyun planı
olan, organize bir takımbul-
dular karşılarında. Becerisi
yüksek, oyuncu eksiltme ye-
teneği olan, oyunu iki yönlü
oynamayı bilen, özellikle
hücumyönü çok güçlü bir
oyun karakterimiz var. Geldi-
ğimgünden beri bu çocukların
saha içindeki yaratıcılıklarını
denemelerine fırsat tanıyo-
rum. Asla kısıtlamıyorum. On-
lardan istediğim tek şey var;
takımboyunuzu koruyun, ge-
riden asla topa uzun vurma-
yın. Tahammül edemediğim
bir şey bu. Benimle çalışacak
her oyuncunun önce topa
hâkim olmasını isterim.
Amaçsız ve hedefsiz topa
vuran oyuncuyu hiç sevmem.
Onun dışında her şeyi dene-
melerine izin veririm. Özellikle
üçüncü bölgede tamamen
özgürler. Ama bir tek şeye izin
yok; egoizme. Bir de özellikle
dikkat ettiğimbir konu var,
20
21
“
“
“
“
Dünyanın bizden farklı olarak
yaptığı bir şey var.
17 yaşından itibaren
çocuklara fiziksel
yüklemelere başlarlar. Bizim
17 yaşına kadar her takımı
yenip sonra makasın
açılmasının sebebi budur.
Bunu da Millî Takımlar
yapamaz. Bu kulüplerde
yapılabilecek bir iştir.
Yediği tekmeden sonra itiraz
etmeyen, rakibiyle
uğraşmayan, hakem
kavramını asla gündeme
getirmeyen, yaptığı işlerle
gurur duyan ama asla
abartmayan, yaptığı kötü
işlerde de mazeret üretmeyen
bir oyuncu olmalısın. İşte o
zaman sportmen olursun.
Beceri anlamında en
yetenekli takımlar olarak bizi
ve İspanya’yı görüyorum.
Ama fiziksel anlamda da
İngiltere inanılmaz güçlü.
İngiltere’nin yanı sıra
Almanya’nın da fiziksel
gücüyle şampiyonluğu
zorlayacağını düşünüyorum.
Benim için öncelik, karakterli
bir insan olmaları, sportmen
olmaları, en sonunda futbolcu
olmaları. Benim takımım
sabah kahvaltıya geldiğinde
günaydın demeden, afiyet
olsun demedenmasaya
oturmaz. Benim çocuklarımın
hepsi maç bittiğinde soyunma
odasını temizleyip öyle
çıkarlar, malzemeci abilerine
malzeme taşıtmazlar.