TFF
ANA SAYFA
TFF
MİLLİ TAKIMLAR
LİGLER
KUPALAR
FGD
BİLGİ BANKASI
 
 
TFF » Haberler » Basın Bültenleri » TFF Haberleri
TFF Başkanı Özdemir, UFEF açılış töreninde konuştu 21.11.2019
TFF Başkanı Özdemir, UFEF açılış töreninde konuştu
Geri
İleri

Türk futbolunun geleceğini tasarlamaya katkı sağlamak amacıyla Sabah Gazetesi tarafından ikincisi düzenlenen Uluslararası Futbol Ekonomi Forumu (UFEF) açılış töreni yapıldı.

Borsa İstanbul Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen forumun açılış törenine; Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Kasapoğlu, TFF Başkanı Nihat Özdemir, TFF 1. Başkan Vekili ve UEFA Yönetim Kurulu üyesi Servet Yardımcı, TFF Başkan Vekilleri Mehmet Baykan, Erdal Bahçıvan, Yılmaz Büyükaydın, Yönetim ve İcra Kurulu üyeleri Ali Düşmez, Hamit Altıntop, Yönetim Kurulu üyeleri Alkın Kalkavan, İsmail Erdem, Genel Sekreter Kadir Kardaş, A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, Kulüpler Birliği ve Göztepe Kulübü Başkanı Mehmet Sepil, kulüp başkanları, Türk ve yabancı futbol adamları ile yetkililer katıldı.

Etkinlik anısına Borsa İstanbul'da günün işlemlerinin başlatılmasını temsil eden gong töreni, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Kasapoğlu, TFF Başkanı Nihat Özdemir, Kulüpler Birliği Başkanı Mehmet Sepil, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erişah Arıcan, Borsa İstanbul Genel Müdürü Hakan Atilla'nın katılımıyla gerçekleştirildi. 

Nihat Özdemir: "Futbol ekonomimiz sportif başarılar ve projelerle daha da büyüyecek"

TFF Başkanı Nihat Özdemir, 2. Uluslararası Futbol Ekonomi Forumu açılış töreninde bir konuşma yaptı. Başkan Nihat Özdemir'in konuşması şöyle:

"Öncelikle, Türk futbol ailesini bir araya getiren bu değerli organizasyona katılmaktan dolayı, duyduğum mutluluğu belirtmek istiyorum. Bu vesileyle; Uluslararası Futbol Ekonomi Forumu'nu 2 yıldır düzenleyen ve Türk futbolu için çok önemli bir konuyu gündeme taşıyan Turkuvaz Medya Grubu'na, bu etkinliğe öncülük eden Sayın Serhat Albayrak'a teşekkür ediyorum.  Federasyonumuzun değerli iş ortağı, Ziraat Türkiye Kupası ve Süper Kupa yayıncımız Turkuvaz Medya Grubu'nu, Türk sporuna olan destekleri ve futbolumuza sağladıkları katkı için de, ayrıca kutluyorum.

Ekonomide dünyada söz sahibi bir ülkeyiz. Futbol ekonomisinde ise Avrupa'da 6. ülke konumundayız. bugün toplamda 2 milyar dolarla ifade edilen bir hacme ulaştık. Bu tabloda, kuşkusuz en büyük gelir kalemini yayınlar oluşturuyor. Tribün gelirleri, futbolcu satış gelirleri, sponsor ve reklam gelirleri de kulüplerimiz için azımsanmayacak boyutlara ulaştı. Ana hedefimiz, bu ekonomik gücü, el birliği ile daha yüksek seviyeye çıkarmak. Bunu sağlayacak olan da, bildiğiniz gibi sportif başarı ve marka değerini artırmak.

A Milli Takımımız, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine kalarak önemli bir başarı kazandı. Bunun hem Türkiye ekonomisine ciddi katkısı olacak hem de Federasyonumuz önemli bir gelire kavuşacak. Teknik direktörümüz Şenol Güneş ve oyuncularımıza bir kez teşekkür ediyorum. Finallerde de önemli başarılar yakalayıp bizleri gururlandıracaklarına ve Türk futbolunun marka değerine artı değer katacaklarına yürekten inanıyorum.

Milli Takımın gösterdiği başarıyla birlikte ligdeki rekabet de Türk futbolunun uluslararası alandaki imajı açısından büyük önem taşıyor. Futbol federasyonu olarak, marka değerinin artırılması için yoğun çaba gösteriyoruz… Bu konuda, Sayın Mehmet Sepil başkanlığında oluşan yeni Kulüpler Birliği yönetimi ile sık sık bir araya geleceğiz. Geçen hafta uzun bir değerlendirme yaptık ve çalışmalarımızı kısa sürede hayata geçirmek istiyoruz. Özellikle yapısal anlamda gerçekleştirmemiz gereken çok iş var. Ortak hedeflerimiz için futbol ailesi olarak omuz omuza vermeliyiz. Verirsek büyük bir güç oluruz. bunun yolu da dostça rekabetten geçiyor.

Premier Lig dünyanın en güçlü ekonomisine sahip yapı… Bu güce nasıl ulaştıklarını, size bir anektodla anlatmak isterim. Bildiğiniz gibi İstanbul, geçtiğimiz ağustos ayında Chelsea ile Liverpool kulüpleri arasındaki, UEFA Süper Kupa maçına ev sahipliği yaptı. Gala yemeğinde kulüp yöneticilerinin ortak şöyle bir sözü oldu; "biz her gün dost, bir gün rakibiz"… Bizim de aynı şekilde bir gün rakip, 364 gün dost olmamız gerekiyor.

Futbol pastasını mutlaka büyütmeliyiz. Büyütürken buna lezzet katarsak pasta daha da değer kazanır. Özellikle Süper Lig'in izlenme oranının artması gerekiyor. Bu konuda son yıllarda yayıncı kuruluşumuzun 100'ün üzerinde ülkede ligimizi yayınlaması, Türk futbolunun dünyada izlenmesi büyük destek oluyor. Kendilerine teşekkür ediyoruz.

Potansiyeli olan yeni pazarlar yaratmalıyız. Süper Kupa'yı, gerekirse statüsünü değiştirip 4 takıma çıkartarak yurt dışında düzenlemek Türk futboluna yeni bir değer katacaktır. Uzakdoğu pazarı da önemli hedeflerimizden birisi olmalı. Güçlü futbol ekonomisi için gençlere yatırım yapmamız gerekiyor. Alt yapıya destek olup, gençleri yetiştirmek, onları Avrupa'ya ihraç etmek kulüplerimiz için büyük bir gelir kaynağı olacaktır.

Önemli bir konuya daha dikkat çekmek istiyorum. Bugün Avrupa'da birçok kulüp Şampiyonlar Ligi gelirleri ile ayakta duruyor, büyüyor ve rekabetin içerisinde kalıyor. Bunun için, Avrupa Kupaları'na istikrarlı katılım ve başarı şart. Her sene Şampiyonlar Ligi'ne bir değil 2 takım birden göndermeliyiz. Oysa biz, 2007-2008 sezonundan bu yana 12 yıldır tek takımla katılabiliyoruz. Kulüplerimizin her sene mali kaybını varın siz hesap edin. Son yıllarda arzuladığımız sonuçlardan maalesef uzağız. Bu tabloyu tersine çevirmek için var gücümüzle çalışmalı, başarılara odaklanmalıyız.

Futbol ailesi olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a büyük desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Devletin, alt yapı ve stadyumlar başta olmak üzere futbola bu kadar yatırım yaptığı başka bir ülke yok. Bunu büyüme için fırsata çevirmeli ve en iyi şekilde kullanmalıyız. Türk futbolunun gelirleri, her geçen yıl artıyor ama asıl sorun kontrolsüzce yapılan harcamalar. Şunu kabul edelim ki, gelirimizin 3-5 katını harcama lüksümüz artık yok. Mali disiplin kaçınılmaz. Biz Federasyon olarak denk bütçeyi çok önemsiyoruz ve bunun için, kulüp lisans talimatını yeniledik, takım harcama limitleri getirdik. Herkes ayağını yorganına göre uzatmalı. Geçmiş hatalardan acilen kurtulmalı. Aksi takdirde ocak ayından itibaren can yakacak kararlar almak zorunda kalacağız. Gerekirse transfer yasağı, puan silme, küme düşürme cezalarını uygulayacağız. Tüm kulüplerimizin bu bilinçle hareket edeceğine inanıyorum.

Mali düzlüğe çıkmak için düzenlemeler yaparken, bizlere en büyük desteği Sayın Bakanımız Dr. Mehmet Kasapoğlu verdi. Beraber çalışmaktan büyük mutluluk duyuyoruz ve futbol ailesi adına huzurlarınızda Sayın Bakanımıza çok teşekkür ediyoruz. Sözlerime son verirken bu forumun, futbol ekonomimize yeni çözüm önerileri getirmesini temenni ediyor, herkese sevgi ve saygılarımı sunuyorum."

Bakan Kasapoğlu: "Türkiye'ye futbolda hak ettiği değeri kazandırmak çok önemli bir misyonumuz"

Uluslararası Futbol Ekonomi Forumu'nnda konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, "Türkiye'ye futbolda hak ettiği değeri kazandırmak çok önemli bir misyonumuz. Çok önemli ve radikal kararlar almamız gereken bir süreci hep birlikte yaşıyoruz." dedi.

Spor camiasına bu forumun hayırlı olmasını temenni ederek sözlerine başlayan Kasapoğlu, şöyle konuştu: "Futbolu, tüm aktivitelerinin yanında her yıl istikrarlı bir şekilde büyüyen çok büyük bir endüstriyi bünyesinde barındıran, çağımızın eğlence sektörünün pek çoğunu domine eden bir spor faaliyeti olarak ele almak gerekiyor. Dünya futbol ekonomisinin büyüklüğü 50 milyar doları aşmış durumda. Dünya nüfusunun yüzde 10'unu barındıran Avrupa, dünyada toplam futbol ekonomisinin 3'te 2'sini tek başına üstleniyor. Dünya futbol gelirinin yüzde 15'i 5 büyük ligde toplanıyor. Elde ettikleri gelir 15-18 milyar avrodan daha fazla. Ülkemize baktığımızda ise sadece Süper Lig'in değeri 615 milyon avro civarında. Türkiye'ye futbolda hak ettiği değeri kazandırmak çok önemli bir misyonumuz. Çok önemli ve radikal kararlar almamız gereken bir süreci hep birlikte yaşıyoruz."

İngiltere Birinci Futbol Ligi'nden (Premier Lig) örnek veren Kasapoğlu, şunları aktardı:"Onlar bir şirket. Bu şirket, en üst yetenek, harika statlar ve dolu tribün hedefiyle kurulmuş bir yapı. Futbolun ruhu kadar pazarlaması da organizasyonun en önemli öncelikleri arasında. 27 yıl gibi bir sürede Premier Lig'in bu noktaya gelmesinin nedenlerine baktığımızda, hızlı akan oyun, oynanan oyunun cazibesi, ligin marka değerini artırmaya yönelik birtakım çalışmalar, maçların neredeyse tümünde statların tamamına yakınının dolu olmasını görüyoruz. Premier Lig geçen yıl İngiltere Devleti'ne 2,1 milyar sterlin, yani yaklaşık 15,6 milyar dolarlık vergi üretmiş durumda. Türkiye olarak bu konuya emek, finans harcayan bir ülke olarak bu endüstrinin dinamolarından biri haline gelmek için futbola bütüncül bir bakış açısı kazandırmak mecburiyetindeyiz. Mevcut durumu çok iyi analiz etme gerekliliğimiz var."


Süper Lig'in seyirci ortalamasıyla Avrupa'da en yüksek oranda artış gösteren liglerden biri olduğunu aktaran Bakan Kasapoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Potansiyelimizi en iyi şekilde hepimiz biliyoruz. Sahip olduğumuz tesisler, statlar, altyapılar... Son 17 yılda tesisleşme hepimizin malumu. Pek çok ülkenin 40-50 yılda gerçekleştirdiği tesisleşmeyi, devrimi 17 yıl gibi bir zaman diliminde yaptık. UEFA raporunda da yer aldığı şekilde Avrupa'nın en modern statlarına ve tesislerine sahibiz. Futbolun şahlanışını hep birlikte yaşayacağımıza inanıyorum. Doğru, finansal açıdan sürdürülebilir anlayışla futbol yönetilmeli."

Süper Lig kulüplerinin borçlarına da dikkati çeken Mehmet Muharrem Kasapoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Süper Lig kulüplerinin toplam 15 milyar dolara yakın gideri var, geliri 4 milyar avronun biraz üzerinde. Her yıl 10 milyarlık bir açık yaşanıyor. Bunun bu şekilde devam etmeyeceğini hepimiz görüyor ve inanıyoruz. Elbette aklın yolu bir. Özellikle ifade etmek istiyorum ki yönetimlerimiz sportif başarıyla finansal, idari disipline eş güdümlü olarak odaklanmalılar. Mevcut ortaklıklarını, varlıklarını, bunların değerini artırarak stratejilerini üretmeleri gerektiğine inanıyorum. Futbol ekonomisinin sadece yayın haklarından ibaret olmadığını anlamalıyız. Bu doğrultuda çalışmalıyız. Reklam ve sponsor gelirlerini, maç başı gelirlerini artıracak eylem planlarını harekete geçirmeliyiz. Sponsorlar spor ekonomisinin en önemli kısmı. Sponsorların var olmalarını sağlamalıyız. Bütün paydaşların eş güdüm halinde çalışması gerekiyor."

Sponsorlukların Türk sporu için çok önemli olduğuna vurgu yapan Bakan Kasapoğlu, şunları kaydetti: "Türk sporunun çeşitli sebeplerden dolayı büyük sponsorluk kayıpları yaşadığını görüyoruz. Açıklarımızı sadece devlet desteklerinden kapatma, devleti sadece en büyük sponsor yapar. Bu da sürdürülebilir bir sistem için hiç de rasyonel bir yaklaşım değil. Sponsorların kaçış şekillerini en hızlı şekilde analiz edip sponsorları sektöre kazandırmamız lazım. Ligimizin kalitesi, marka değerini yükseltecek olanlar başta kulüplerimizdir. Kulüplerimizin seyirciye neler sunduğunu doğru bir şekilde analiz etmesi gerekir. Futbolun dilini tekrar belirlememiz lazım. Pozitif futbol anlayışına yönelmemiz lazım. Seyirci hem sahada hem tesiste hem de oyunda ve tribünde olmaktan keyif almalı. Sığ tartışmalardan, kavgalardan artık seyircimizi, camiamızı başka yöne çekmemiz lazım. Futbolumuzu ayağa kaldıracak aksiyonları hep birlikte ortaya koymamız lazım."

2020 Avrupa Futbol Şampiyonası'na (EURO 2020) katılım hakkı elde eden A Milli Takım'ı kutlayan Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Milli takımımızın kısa sürede oluşturduğu sinerjiyi hep birlikte gördük. EURO 2020'de de bizi mutlu edeceklerini ve orada en güçlü şekilde temsil edeceklerine inanıyorum. Sadece tek branşta değil pek çok branşta hamdolsun pek çok süreç yaşadık. Cimnastikten yüzmeye, boksa kadar, kadınıyla erkeğiyle futbolun kapsayan gücüyle öncü, başarılı olduğumuzu belirtmek istiyorum. İnşallah başta EURO 2020 olmak üzere bizi bekliyor. Sonrasında da Tokyo var. Bizler için Tokyo Olimpiyatları önemli bir süreç. Orada ben tüm branşalarda başarılı bir temsili hep birlikte gerçekleştireceğimize inanıyorum."

Mehmet Sepil: "A Milli Takım'ın başarısı çok önemli bir milat"

Kulüpler Birliği Vakfı ve Göztepe Kulübü Başkanı Mehmet Sepil de yaptığı konuşmada, A Milli Futbol Takımı'nın EURO 2020'ye katılarak elde ettiği başarının Türk futbolu için milat olabileceğini kaydetti. Milli takımın çok önemli bir başarı kazandığının altını çizen Sepil, "Bu başarıyı dikkatle izleyip, sebeplerini doğru yere koymak gerekiyor. Kalıcı başarı olmanın özelliklerini taşıyor. A Milli Takım'ın kazandığı başarının Türk futbolu için çok önemli milat olabileceğini görebiliyoruz." ifadelerini kullandı.

Mehmet Sepil, şunları aktardı: "Kulüpler Birliği Vakfı olarak aynı başarıyı gösterdiğimizi söyleyemeyiz. Sebepleri bellidir. Tamamen kulüplerin ekonomik olarak bulundukları durum. Bunun farkındayız. TFF'nin yardımıyla kulüpleri ekonomik olarak doğru yola taşıyacak tedbirleri aldık. Kendi içimizde düzeltmemiz gereken şeyler için önemli başlangıç yaptık. Buna devam edeceğiz. Önümüzde birçok çalışma var. Ülke olarak çok şanslıyız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın futbola ve spora ilgisi çok büyük. Bu konuda çok şanslıyız. Sorunlarımızı doğru teşhis ederek en uygun şekilde çalışmaya hazırız. Forumun Türk sporu için yararlı olmasını diliyorum."

Geri
İleri
 
Site İçi Arama
Detaylı Arama
 
 
 

İletişim | Site Haritası | Kopya Hakları | Kullanım Şartları | Sponsorlar
Tüm hakları Türkiye Futbol Federasyonu'na aittir.